March 2012
94 posts
Anonymous asked: biliyosundur bunu herkesten de duyuyorsundur. güzelliği geçtim. çok tatlısın, böyle içi ısıtan birisin ki lanet olsun bana sensin yapamıyorum. aşk acısı dedikleri bu olsa gerek. 3-4 kez gördüğü en fazla 2 laf ettiği birine insan aşık olabiliyormuş ya daha ne diyim ? kusura bakma bunları dediğim için ama dayanamıyorum. her gün resimlerine...
February 2012
88 posts
1 tag
Emre'ye duygusallı post.
Bazı dostlar eskimez, sonsuza kadar sevebilirsiniz.
Mesela ben emreyi çok seviyorum…
İyi ki okulumdaki festivale gelmiş.
Arkadaş olunabilecek en doğru insanlardan biri bence.
Arkadaş demek hakaret olur hatta…
Çok güvenilir biri olmasını seviyorum.
En az kendisi kadar…
Ne biliyim bol bol sevmeye değer biri.
Şahsen ben bayağı seviyorum…
rere
Bazen sevgilin seni düşünmez, umursamaz falan, bu...
Bazı dostlar eskimez...
Her şey çok zamansız. Tanışmalar. Sarılmalar. Kokular. Yalnızlıklar. Gidişler. Gelişler. Gelmeyişler. Gitmeyişler. Kaçışlar. Saklanışlar. Susuşlar. Susmayışlar. Bağırışlar. Çağırışlar. Her şey çok.
Bir an önce yanıma gelse, aynı şehirde olduğumuzu...
Hayat; kalbinde nasılsa öyledir. →
Kahvaltıyı hazırladım sevgilim,kalk
Gece üstün açılmıştı,burnundan öpüp örttüm
Üşümüşsündür belki diye de ıhlamur yaptım.
Bak bu yeşil zeytinden de yersen bugünün muhteşem geçecek.
Boynuma sarılabilirsin ben buna hasretim zaten
Ama bir daha bırakmam ona göre
Bugün ne yapsak sevgilim?
Birlikte playstation oynasak
Kitap okusak
Kahve içsek
2-3 saat sarılsan bana
Birlikte en sevdiğimiz...
Yazmasını beklerken uyuduğumuz insanlar var...
tanrı biliyor ya sevmek için dokunmak gerekmiyor.
ve tanrı biliyor
kimse sana dokunamadığım gibi dokunmayacak sana
ve tanrı biliyor ya
dudaklarımın dudaklarına değemeyişi gibi
hiçbir dudak dudaklarına değmeyecek.
.
kimse seni benim yokluğum kadar bile sevemeyecek.
tanrı biliyor ya,
sen de istemeyeceksin kimseyi, beni arzuladığın kadar.
istemeyeceksin hiç kimseyi
ve hiç kimse...
Sen ona gidersin, o başkasına...
Aradığımız insanı bulamamamızın verdiği acıydı bizimkisi. Biraz yalnızlık, biraz hayal kırıklığıydı. Kimsesizliğimize çare bulduğumuz sahte sevgilerle avunurduk sabahları. Yüzümüzü yalnızlığımızla yıkardık. Her sabah, istisnasız.
Ben her sabah kapına gelirdim. Kırılmış umutlarım, çatlamış ellerim, yaşlı gözlerimle gelirdim. Sana gelirdim. Sensizliğe ayağımda yırtık botlar, sırtımda kışa uygun...
Bazen sadece boğazın düğümlenir, konuşamazsın.
Efendim? Duyamadım, biri keşke mi dedi?
Sıradan bir kadın olmaktan, belki kadın olmaktan vazgeçtiğim satırlar…
Tonsuz boşluklar…
Sızlayan yerlerimle sev beni Noktasal bağlamda
Ve ancak sevmeye başladığın zamandaki kadar sevgi bekle benden…
Grotesk varlığımızın grotesk olan ilişkisi Tanrıyla kul arasındaki…
Ruhların yüzü yoktur göremezsin sevgili… Ama belki bir gün merak eder okursun umuduyla, Yaptıklarını yapmamış sayarak,...
Güneş ağlamaz deme, ağlar sevgilim.
Ocaktı aylardan. Soğuktu, soğuktun. Buz kesmişti tenin, sen giderken buzlar eridi sevgilim. Sen giderken eridi güneş. Güneş erir mi deme. Erir… Öyle de bir erir ki. Güneş üşür hatta sevgilim. Gökyüzü de ağlar mesela. Gidenlerin arkasından sonsuz ağlar. Gözyaşları sel olur boşalır gökyüzünden. Gökyüzü ağlar. Ağlamaz deme. Ağlar, ağladı. Güneş gibi…
Birlikte ağladık o gün. Gökyüzü ağladı,...
Bugün farklıydı hava, çiçekler, su.
Bittik işte. İkimiz de sonuna kadar tükendik bugün. Bardakta kalmayan kahve gibi, çaydanlıktaki çay gibi. Sen ve ben.
Bittik işte. Bugün daha bir çok bittik. Bardaktan boşalan yağmur gibi, saz gibi, söz gibi, sız gibi. Issız gibi, kışsız gibi…
Karsız kışlar gibi, kışsız karlar gibi, güzler gibi, yazlar gibi, nokta konulan yazılar gibi…
Şarkıların sonundaki ıssız notalar gibi,...
Bazı insanlar gerçekten aptal. Yada çok iyi aptal...
-Yine mi ağladın sen, dedi kadın.
Sandalyeyi çekti, çay koydu, oturdu yanına. Sormadı neden ağladığını. Bilmiyordu ama sormadı. Belki bilmediğinden baktı öylece yüzüne. Ama sormadı.
Her gün ağlardı o da oysa. Aynı acılardı yaşadıkları, aynı yalnızlıklar, aynı kırıklıklar. Onlarca tuğladan oluşmuş duvarlarını çiğnediler de sesleri çıkmadı. Çıkamadı sesleri.
Karşılıklı sustular. Masada iki çay...
Tüm dünyanın yok olduğu gün sen ve ben olacağız...
Ya beni bırak, ya sarıl bana.
eski tahta bir kalem kutusu, hem de çarpım tablolu ve çocukluğumdan kalma yahut sadece çocukluğumuzu anımsatan. kurşu kalemlerimizi birbirine iliştirirdik ya cebi delikliğimiz varken belki de atmaya kıyamayışımızdandı sadece…
Yeryüzündeki milyarlarca insan arasında Tanrının...
Sustuğu zaman herkese benzeyen, ağzını açtığında ise hiç kimseninkine benzemeyen billur bir şelale…
Bir ressamın resmindeki tüm çizgilere gerçek anlamını kazandıran son fırça darbesi gibi…
Kim ne zaman çizmiş o çizgiyi?
Yağmurunda ıslandığım o ocak gecesi bir şeylere çok sıkı sarılmak, bir şeyleri çok sevmek duygusunu içimde terk etmeye çalışırken öğrenecektim ismini…
Mümtaz...
Bugün hava çok soğuktu baba. Sen de orda üşüdün mü?
Toprağın altı ne kadar sıcaktır bilmem ama umarım üşümemişsindir. Sen sevmezdin soğuğu. Karı, kışı severdin de üşümeyi sevmezdin.
Sen giderken daha sıcaktı buralar. Sen gittin diye karlar yağdı görüyor musun? Duyuyor musun baba? Hava çok soğuk.
Gece üşüdüğümde üstümü örtmeni öyle özledim ki. Keşke hayatta olsaydın.
"aq" lafından iğrendiğim kadar başka da bişeyden...
insandan soğuma sebebi.
biraz yalnızlığımızdandı belli ki, biraz da kırgınlığımızdan şu hayata… üzüntülerimizin gözyaşlarındandı hiçliğimiz, biraz da gözyaşlarımızdan. karanlık bir yolda tek başına yürüyen kızın ayak çıtırtıları mı bölerdi geceyi? yoksa sadece aldığı nefesten mi çıkardı o buhar? ellerini kenetlemiş iki insanın birbirine verdiği enerji mi ısıtırdı içimizi, elektrik santrallerinden binlercesi mi? cevabını...
Başkasına aitsin ve bu çok acı...
Ah İzmir… Bırak sevgilimi bana.
Birisinin teniyle yanyana olmak, kendi varoluşumu unutmak mı? Ya da daha derin algılamak mı? Kendi varoluşum… Her varoluş kendisiyle birlikte ölümü getirmiyor mu?
-Tezer Özlü
1 tag
Sevgiden caydığım yerde darıl bana.
çok mu sessiz bağırıyorum? duy beni.
1 tag
Ülkemizin genel coğunluğuna; bir sigara ve iki bardak çay vererek ülkücü, bir paket makarna ve iki torba kömür vererek dinci, ömrünüzü vererek ise devrimci yaparsınız..
Bir yıldızın köşeleri kadar, uzakmışız öyle...
Oysa yakından bakınca yıldızlar yuvarlaktırlar.
Hiç görmediğin birinin yüzünü ezbere bilmek gibi...
Beklenmeyen şeylerde aramaktı, umuttu, sıcaktı, kardı, kıştı ama unutulmazdı. Sabah uyandığında yanımda olmadığını fark ettim. Aradım seni. Dolaba baktım, yatağın altına, dün geceden kalma kahve fincanımın içine baktım, çekmecelere, paspasın altına, koltuğun kenarına… Belki sıkılmışsındır benimle uyumaktan da gidip kıvrılmışsındır bir yerlere diye… Sana baktım, yoktun, hava soğuktu,...
Dibe vurduğunu sanıp bir dip daha olduğunu keşfedebiliyordu insan…
1 tag
-Bu nedir? -Bir cep saati. -Bu nedir? -Nar şerbeti. -Ya bu ne? -Büyü. Hayır, hiçbiri değildir. Yalan, her tenha kasabanın akşam saatidir.
1 tag
Morun ötesine geçtiğinde yavaşlar hayat...
Bazen istemese de içinden geçer ya insanın… Hani mesela ben diyelim. Bazen diyorum, bazen sadece sen olmalıydın buralarda.
Bahsettiğim şey… Zamanlamamızın hata oluşu, farklı hayatlarda oluşumuz.
Farklı aşklar diyorum. Farklı insanlarla… Benim gibi değildin belki. Ben hatalar yaptım çoğu zaman, yaptığımın hata olduğundan çok ne olduğunu anlamam zaman almıştı. Bazen yalnız kalmak...
bazı insanlar çok;
inadına yaparmış gibi…
Anonymous asked: merak edersin o etmez. mesaj atarsın o atmaz. onun sesini özlersin o özlemez. sen üzülürsün o üzülmez. sen boşlukta hissedersin o hissetmez. şimdi kimse bana aşkın iki taraflı yaşandığından bahsetmesin.
birini merak etmeyi özlemişim sanırım.
binmiş midir, yolda mı ki… yada ulaşmış mıdır? kesin ince giyindi üşütücek… nerde acaba şuan? aklında ne var? hangi şarkıyı dinliyodur acaba… tam şu dakikada ne düşünüyodur ki? uyuyo mudur şimdi, mesaj atsam uyandırır mıyım… …
sinir bozucu olsa da birini çok merak etmek, bazen o kadar güzel ki…